Ekonominin Resesyona Gireceğine Kimsenin Şüphesi Kalmadı

0
246

Piyasaların ve tüm iş dünyasının merakla beklediği Orta Vadeli Program (OVP), Yeni Ekonomi Programı (YEP) adıyla Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak tarafından kamuoyuna açıklandı. Programın detaylarına geçmeden önce krizin hangi aşamasında olduğumuza bakalım.

Kapitalizm’de genel olarak ekonomide Genişleme / Kriz / Likidasyon / Resesyon (Durgunluk) dönemleri görülmektedir. Türkiye’de de Genişleme dönemi 2017 yılında sona erdi. Döviz kurlarındaki aşırı spekülasyon ise aslında 2017 yılından beri yaşanan krizin şiddetlenmesine yol açtı. Bugün ise giderek artan konkordatolar krizde bir sonraki aşamaya geçtiğimizi gösteriyor. Artık krizde likidasyon süreci başlamıştır ve iflasların artması sonucunda, verdiği kredileri tahsil edemeyen bankacılık sektörü de zor durumda kalacaktır. Ardından, ekonomide resesyona yani durgunluğa girilecektir. Nasıl bu kadar kesin konuşabildiğimi merak edenlere YEP’i incelerek cevap vereyim.

 

Yukarıdaki tablo programın temel ekonomik büyüklüklere ilişkin hedeflerini gösteriyor. Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYH) kalemini incelediğimizde, GSYH 2017 yılında 851 milyar dolar seviyesindeymiş. Program kusursuz uygulansa bile Türkiye’nin GSYH’sı ancak 2020 yılı sonunda bu rakama ulaşabilecek (858 milyar dolar). Yine, GSYH büyüme tahminlerine baktığımızda da programın yüksek büyüme hedeflemediği görülüyor. Yıllık nüfus artışı yüzde 1’in üzerinde olan Türkiye’nin mevcut ekonomik pozisyonunu koruyabilmesi için GSYH’da yıllık en az yüzde 4 dolayında büyüme olması gerekir. Oysa, programda ancak 2021 yılında yüzde 5 büyüme hedeflenmiştir. Buradan ekonominin en erken 2021 yılı sonunda resesyondan çıkabileceği sonucunu çıkarabiliriz.

Programdaki hedeflerin gerçekçi olduğu yönünde olumlu yorumlar var. Gerçekçi hedefler, ekonomide en az 2-3 yıl boyunca resesyon yaşanacağını da ne yazık ki bugünden ilan etmiştir. Ayrıca, YEP’te açıklanan istihdam artış hedeflerinin hangi kaynaklardan karşılanacağı net olarak belirtilmemiştir.

Gelir kaynakları içinde en önemli artışın turizm sektöründe gerçekleşmesi beklenmektedir (2018 yılında 29 milyar dolardan 2021 yılında 42 milyar dolara çıkması hedeflenmiştir; yani, 3 yılda yaklaşık yüzde 45 artış). Ancak, ihracattaki artış turizmdeki kadar olmayacak. İhracatta yıllık artışın 2018 yılında yüzde 8, 2019’da yüzde 7, 2020’de sadece yüzde 5, 2021’de ise yüzde 7 olması beklenmektedir. İthalatta da ortalama yıllık yüzde 4 dolayında artış olacağı tahmin edilmektedir. Kısacası, dış ticaret de önümüzdeki 3 yıl boyunca ekonomiyi krizden kurtaracak önemli bir gelir kaynağı olmayacaktır.

Sonuçta, program ekonominin düzelmesini sağlayacak somut öneriler ve uygulamalar içermemektedir. Ekonomideki sıcak paraya olan ihtiyaç daha da artacaktır. Sıcak paranın ülke dışına çıkmasını önlemek ve döviz kurlarındaki artışı frenlemek için faiz oranları yükseltilecektir ve ekonomi maalesef 1990’lardakine benzer yüksek faiz-enflasyon-iç ve dış borç artışı sarmalına girecektir.

Önceki İçerikBereket Sigorta’dan Eğitime Tam Destek!
Sonraki İçerikİlk Canlı Yayın Tecrübesi
Mesleki Başarılarım: 1. 20 yılı aşan finans sektöründeki iş hayatımda, uyguladığım Borç - Alacak (Al-Ver) Yönetimi Yöntemleri ile 14 şirketi iflas etmekten kurtardım. 27 şirketin finansal durumunu düzelttim ve şirketlere etkin finansal sistemler kurdum. 2. 2001 yılından bu yana, Uluslararası Vergi Planlaması çerçevesinde yurtdışında 283 şirketin kuruluşunu koordine ettim ve faaliyetlerini kontrol ettim. 3. Paketcibul.com sitesinin iş planını ve startup raporunu hazırladım. 4. Bir gıda firmasının iflas erteleme davası için iyileştirme raporu hazırladım. Davanın sonucunda şirketin iflası ertelendi. 5. Sanayi Bakanlığı'na sunulan birçok projenin finansal fizibilite raporunu hazırladım. 6. Ardahan'da BTC (Bakü-Tiflis-Ceyhan) boru hattı projesi kapsamında yapılan Meyve Kurutma Tesisi ve Süt Toplama Merkezi'nin finansal fizibilite raporlarını hazırladım. 7. Yidaş Yavuzlar İplik ve Dokuma Sanayi A.Ş.'nin kredi geri ödeme planını hazırladım. 8. Türkiye'nin her bölgesinden gelen 2.500'den fazla kişiye finans, muhasebe ve ekonomi konularında dersler ve seminerler verdim ve vermeye devam ediyorum. 9. Geçmişten Günümüze Finansal Krizler (1619-2014), İktisadi Kriz Teorileri, Yöneticiler İçin Finansal Yönetim ve Finansal Piyasalar isimli basılmış üç kitabım var. Ayrıca, yayınlanmış birçok makalem ve kitap bölümü şeklindeki yazılarım bulunmakta. 10. Hepsinden önemlisi sevdiğim ve beni seven birçok öğrencim ve dostum var.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here