Eyvah Tatile Çıkıyorum Mu? Oh be Tatile Çıkıyorum Mu?

0
78

Sevgili Anneler,

Yaz geldi, çiçekler açtı, tatil zamanı başladı. Hepimiz koca bir yılın yorgunluğunu bu aylarda küçük bir tatille taçlandırmak istiyoruz. Güneş, kum ve denize duyulan özlem insanı ister istemez bir tatil planına odaklandırıyor. Üstelik evde ya da işte çalışıyor olmanız da gerekmiyor. Çünkü bedenimiz ve ruhumuz tüm bu güzelliklerden mahrum kalmak istemiyor. Bu yüzden tüm aileler gibi sizinde bir tatil rotanız oluştu değil mi?

Peki ya çocukla tatil nasıl olacak? Bunu düşünmeyen anne yoktur sanırım. Babaların bu konuda biraz daha rahat olduklarını hem deneyimlediğimi hem de gözlemlediğimi söyleyebilirim. Ama anneler olarak biz, acaba çocuğumun düzeni bozulur mu? Ya da tatil zehir olur mu diye düşünmeden edemiyoruz.

Tam da böyle bir zamanda herkesin kendi bebeğinin durumundan yola çıkarak doğru bir karar vermesi gerektiğine inanıyorum.

Eğer bebeğinizin bir rutini varsa ve bu rutin bozulduğunda huysuzlandığını gözlemliyorsanız o halde tatil planınızı bebeğinize göre oluşturun derim.

Örneğin bebeğinizin fizyolojik olarak gece uykusuna geçtiği belli bir saat var ise bu geçişi karanlık ve sessiz bir ortamda yapmaya alışmış ise yine aynı rutini uygulamanızı isteyecektir. Bunun yerine gürültülü bir eğlence mekânında müzik dinlerken bebeğinizi uyutmaya çalışıyor iseniz bu durumda uyumasını beklemeniz doğru olmayacaktır. Çünkü bebeğiniz her gece uyguladığı rutinin kendisine sağlanmasını beklemektedir.

Bu yüzden seçtiğiniz mekânların da bebeğinizin düzenine uygun mekânlar olmasını öneririm. Şimdiki yeni yaklaşıma göre bebeğim bana uysun diyen ebeveynler olduğunu da biliyorum. Ancak benim deneyimlerime göre bebeğin düzeni bozulduğunda sizin de düzeniniz bozuluyor burası net. Burada önemli olan bu düzen bozulduğunda ve bebek huysuzlandığında ebeveyn olarak sizin yaklaşımınız ne oluyor? Eğer bebeğinizin huysuzluğunu bir şekilde kompanse edebiliyorsanız o zaman daha rahat olabilirsiniz. Ancak benim gibi evhamlı bir anneyseniz o halde sizi zor bir tatil bekliyor demektir.

Biz oğlum 4 aylıkken ilk tatilimizi yaptık, yanımızda anneannemiz de vardı. Bu yüzden her şey daha kolaydı. Ancak #yaman kabız oldu ve dönüş yolumuzda hiç durmadan ağladı. Mesela bu öngörebileceğim bir durum değildi, çünkü normal şartlarda düzenli olarak tuvaletini yapan bir bebekti. Üstelik hiç böyle bir durum yaşamamıştık. Gelin görün ki tatil zamanını bulmuştu. İşte bu yüzden ilk aylar tatil için zor olabilir.

1 yaşından sonraki zamanlar ise gaz, kabızlık, kolik gibi fizyolojik sıkıntıları geride bıraktığınız bir yaş aralığı olsa da bebeğinizin ilk adımlarını attığı ve sürekli olarak keşfe çıktığı bir dönem olduğu için zorlanabilirsiniz.

2 yaş sonrası ise tadından yenmeyen dönemler. Biz henüz döndük tatilden. Yaman gerçekten bizi hiç üzmedi, tek sorunumuz yemek yememesiydi. Daha doğrusu rutin düzenimizin dışına çıkmak zorunda kalmamızdı. Ancak tatil rahatlığından dolayı o durumu da kendi haline bıraktım. Öğünlerini atlamamaya çalıştım ama istemediğinde de zorlamadım. Sanırım seneye biraz daha büyüdüğünde her şey bizim için daha kolay olacak.

çocukla tatil

Peki seyahat çantamızda neler vardı?

Mayo; elbette birin önceliğimiz mayo. Biz 2 tane edindik biri uv korumalı diğeri ise şort şeklinde. Güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde uv korumalı olanı sonraki saatlerde de mayosunu giydirdim. Küçük bebeklerde kesinlikle uv korumalı mayo öneriyorum. Birden fazla mayo ile gitmeniz biri ıslakken diğeri ile kuru zaman geçirebilmesini sağlıyor.

Deniz/Havuz mayosu; olmazsa olmazlarda suyun içinde şişmiyor. Tuvalet alışkanlığı kazanmamış bebeklerin mayosunun hemen altında kullanabilirsiniz. Hatta mayo giydirmenize bile gerek kalmıyor.

SPF 30 yada 50 güneş koruyucu; ben organik olanları tercih ettim.

Plaj havlusu; denizden ya da havuzdan çıktığında üzerindeki ıslaklığı çekebileceği bornoz ya da havlu. Ben e-bebekten baş kısmından geçirilebilir kapüşonlu ince tülden yapılmış bir havlu tercih ettim.

Ev ayakkabısı; havuz kenarında kayıp düşmesini engellemek için altı deri şeklinde olan kaydırmaz patik kullandık. Ben marka olarak slipstop tercih ettim. Ancak başka markalarda da aynı güveni sağlayabilirsiniz diye düşüyorum. Üstelik plajda da ayağına kumun girmesini engelliyor ve sıcaktan koruyor.

Bebek arabası; uyuduğunda yatırabilmeniz için gerekli, bu yüzden yanınızda taşımanızı öneririm.

Sinek kovucu; ben yine organik olan bir markayı tercih ettim. Yaz zamanı özellikle tatil bölgelerindeki sivrisineklerle savaşabilmek için birebir.

Plaj terliği; Crocs tarzı bir modeli bende başka bir marka tercih ederek kullandım.

Şapka; güneşten korunmak için çok önemli. Ben birini plajda/havuz da kullandım. Diğerini de suyla teması olmayan zamanlarda.

Oyuncak; evde bulunan oyuncaklarından bir kaçını mutlaka götürün derim. Özellikle ilgi alanına giren ve çok oynadığı oyuncaklarını. Zira bizim kepçelerle ve kamyonlarla sınavımız büyüktü. Su oyuncakları da gerçekten çok işe yarıyor.

Kolluk/Simit; biz kolluk almamıza rağmen kullanmadık ancak simidi çok sevdik. Suyun içinde yüzmek hoşlarına gidiyor. Bu yüzden temalı bir simit almanızı öneririm.

Bu arada otelinizden bebek yatağı istemeyi ihmal etmeyin. Yoğun dönemlerde tedarik edilmesi pek te kolay olmuyor J

Umarım işinize yarar, iyi tatiller tüm ebeveynlerimize.

Önceki İçerikFacebook ve Instagram da Kısa Süreli Kesinti
Sonraki İçerikBedelli Askerlik Şartları Belli Oldu
Funda Çakar Deniz/ 1984 İstanbul doğumluyum. Evliyim ve #yamanikonun annesiyim. Liseyi Hacı Sabancı Anadolu Lisesinde okuduktan sonra Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü'nden 2016 yılında mezun oldum. Sömestr tatilinde tanıştığım sigortacılık mesleğine gönül verdim ve uzun yıllardır bu sektörde devam ediyorum. Aslen pazarlamacı olmakla birlikte son birkaç yıldır reklam ve iletişim alanlarında da çalışma fırsatı buldum. Yazmayı hep seven biri oldum, şimdilerde ise #yamanligunler #instagram hesabım ile minik oğlum Yaman sayesinde anne-çocuk yazıları, bebek gelişimi ve beslenmesi üzerine bildiklerimi ve annelik sürecinde öğrendiklerimi hesabımdan dostlarımla buluşturuyorum. Aynı zamanda organik ve doğal yaşam bağımlısıyım. Bu yüzden şimdilerde her şeyin özünü yitirdiğini düşündüğüm için bazı şeyleri kendi ellerimle yapmayı ve tariflerini paylaşmayı kendime görev edendim. Bedenim ve ruhum el verdiği sürece paylaşmaya devam edeceğim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here