Mutsuzluk ile Başa Çıkın

Mutsuzluk ile başetmek için günlük performansı etkileyen, mutluluk sağlayan, serotonin hormonunun salgılanabilmesi için beslenme alışkanlıklarını düzenle.

0
41

Beslenme yönteminizi değiştirerek mutlu olabilirsiniz.

İnsan vücuduna etki eden pek çok sayıda hormon var. Bunlardan en önemli olanı, günlük performansımızı büyük ölçüde etkileyen mutluluk sağlayan serotonin hormonudur. Bu hormonun salgılanabilmesi için beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi gerekiyor. Bilinçli beslenme sinir sistemine ve dolayısı ile hormonlara direk olarak etki eder.

Çikolatanın önemli bir serotonin kaynağı olduğunu, mutluluk salgılamaya neden olduğunu herkes bilir.

Çikolata ile birlikte, karbonhidratlar ve yağlı gıdalar serotonin hormonu salgılanmasına neden oluyor ve bu mutluluk veriyor.  Çikolata yiyerek mutluluk hormonu salgılanıyor ama aynı zamanda vücuda yağ ve şeker yüklersiniz. Karbonhidrat ile birlikte protein alıyorsanız, serotonin hormonu salgılanmasını önlersiniz.

Yorgun, baskı altında ya da depresif olduğumuz durumlarda beyindeki mutluluk hormonu azalır. Önemli olan böyle durumlarda seratoninin artması için ne yapmamız gerektiğini bilmek.

Serotonin Hormonu Artsın ama, Kilo Almayalım

Doğru beslenme şekli, egzersiz ve spor, kaliteli protein tüketimi, çikolata yemekten daha fazla serotonin salgılamamızı sağlar. Meyve ve sebzelerin bol tüketilmesi de mutlu eder, ama meyve aynı zamanda kilo almanıza neden olur, sebze daha tercih edilebilir. Meyve günde iki porsiyon ile sınırlı tutup, sebze tüketimini çoğaltabilirsiniz.

Kilo Almadan Seratonin Salgılamanızı Sağlayan Besinler

  • B1 Vitamini : Ana kaynağı kabuklu tahıllardır. Karabuğday unu, tam buğday unu gibi kabuğundan ayrışmayan tahılları tüketebilirsiniz.
  • Süt ve Süt Ürünleri
  • Ceviz, Fındık, Fıstık gibi kuruyemişler
  • Balık
  • Hindistan Cevizi, Avakado, Ananas
  • Muz
  • Üzüm
  • Çilek

Mutluluk Hormonları; endorfin, serotonin, noradrenalin, dopaminleri beslenme ile beraber artırmanın diğer ve önemli yolu, yürüyüş, koşu ve fiziksel aktivitelerdir.

Tabi önemle belirtmek gerek, tüketeceğiniz her gıdada belirli bir seviyede kalmak, abartmamak, doktor kontrolüne gitmek ve egzersizleri de yine vücut yapısı ve doktor yorumu ile uygulamak en önemlisi.

Sağlıklı mutlu günler diliyoruz.

Diyetisyen Gülşen Altın’ın yazısından alıntı yapılmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here