Bebeklerde 2 Yaş Sendromu

0
219

2 Yaş Sendromu Nedir?

Bebeklerde 2 yaş sendromu 1,5 yaş ile 3-3,5 yaş arasında süren zorlu bir süreçtir. Bebeğinizin büyürken sürekli bir gelişme halinde olduğunu, fiziksel gelişiminin yanı sıra psikolojik gelişim gösterdiğini de net bir şekilde gözlemlediğiniz ilk dönemdir.

Zor olmasının yanı sıra bebek-ebeveyn ilişkisinin de şekillenmesinde önemli bir rol oynar. Bu yüzden eskilerin aksine önceden sendrom mu varmış? Bizim zamanımızda çocuklar böyle değildi gibi söylemlere kulaklarınızı tıkayıp bebeğinizle nasıl daha sağlıklı bir iletişim kurarım sorusuna cevap bulmanın tam zamanıdır diyebilirim.

Özellikle bu dönemde ebeveyn olarak benim #yaman ile ilişkimde gözlemlediğim hususları başlık halinde iletmek istiyorum sizlere. Unutmayın her çocuk kendine özeldir ve farklı davranış ve tutumlar gösterebilir.

1- Eline aldığı her şeyi fırlatmak.

Özellikle yapılmasını istemediği ve kendisine yanlış olduğunu söylediğimiz zaman ve ‘hayır’ dediğimiz durumlarda ortaya çıkıyor. Biz de özellikle oyuncaklarını fırlattığında onların çok üzüldüğünü, bir daha kendisi ile oynamak istemeyebileceklerini bu yüzden onlara iyi davranmamız gerektiğini söylüyoruz.

2- Kim olursa olsun el kaldırmak.

Hoşuna gitmeyen tüm durumlarda el kaldırmak ve tekme atmak sureti ile öfkesini dışarı vuruyor. Böyle zamanlarda yaptığının yanlış olduğunu söylüyor ve bunu anlaması için ilgilenmemeye çalışıyorum, abartmıyorum ancak ilgimi kestiğimde yanlış bir davranışı nedeni ile bu durumu yaşadığımızı izah ediyorum. Çok öfkeli olduğunda ise vurmasına izin verip tepkisiz kalıyorum, böylece inatlaşmadan yanlış yaptığını ondan biraz uzaklaşarak anlatmaya çalışıyorum.

3- Paylaşmamak.

Bu dönemde oyuncaklarını kimseyle paylaşmadığı gibi başkalarının oyuncaklarını da paylaşmayı istemiyor. Biz de paylaşmanın önemini hatırlatarak sürekli olarak telkin etmeye çalışıyoruz. Bir de son zamanlarda bir arkadaşımın tavsiyesi ile ‘paylaş, hadi paylaş, çünkü onlar arkadaş’ şarkısını söylüyorum. Bu; durumu daha eğlenceli hale getiriyor ve paylaşması gerektiği konusunda bir yol gösteriyor.

4-Yemek yememek.

Benim özellikle yemesini istediğim ancak onun damak zevkine uymayan hiçbir şeyi ne yaparsanız yapın kesinlikle yemiyor. Örneğin yoğurt, bazı zamanlar yerken bazı zamanlar ağzına bile götürmek istemiyor. Onunla inatlaşmak anne olarak benim de işime gelmiyor. Düşünsenize size de birinin istemediğiniz bir şeyi zorla ağzınıza götürmek sureti ile yedirmeye çalıştığını. Bu yüzden yemek konusunda serbest tarife uyguluyoruz J Böyle olması gerektiğine de inanıyorum çünkü sonunda kaybedeceğim bir savaşa girmek istemiyorum.

5-Oyun saatini uzatmak, uykuya direnmek.

Tüm bu yaşadığımız durumların hepsinin özünde iletişim kurmak var. Ben oğlum ile sürekli konuşarak iletişim kurmaya çalışıyorum. Yanlış yaptığı zamanlarda söylüyor ancak her durumda inatlaşmadan uzlaşarak konuyu çözümlemek için çabalıyorum. Her zaman bunu yapabiliyor muyuz? Elbette hayır, ancak ne kadar çok davranışları kontrol altında tutabilirsek hem ebeveyn-çocuk ilişkisini hem de çocuk-arkadaş ilişkilerini güvenli hale getirebiliriz.

Hiç bir şeyi kafanıza takmayın, pedagogların yönlendirmelerini takip edin ve benim çocuğum niye diğerleri gibi değil diye hayıflanmayın lütfen. Bu bir gelişim süreci ve gayet normal. Unutmayın bebeğiniz artık büyüyor, o artık bir bebek değil çocuk oluyor.

Bu yüzden korkmayın siz de diğer anneler gibi yalnız değilsiniz, iyi bir annesiniz.

Sevgiyle kalın.

[zombify_post]

Önceki İçerikTürkiye’nin En Genç Start up Projesi; Insurtech Akademi
Sonraki İçerikKuruma Bağlılık Nedir?
Funda Çakar Deniz/ 1984 İstanbul doğumluyum. Evliyim ve #yamanikonun annesiyim. Liseyi Hacı Sabancı Anadolu Lisesinde okuduktan sonra Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü'nden 2016 yılında mezun oldum. Sömestr tatilinde tanıştığım sigortacılık mesleğine gönül verdim ve uzun yıllardır bu sektörde devam ediyorum. Aslen pazarlamacı olmakla birlikte son birkaç yıldır reklam ve iletişim alanlarında da çalışma fırsatı buldum. Yazmayı hep seven biri oldum, şimdilerde ise #yamanligunler #instagram hesabım ile minik oğlum Yaman sayesinde anne-çocuk yazıları, bebek gelişimi ve beslenmesi üzerine bildiklerimi ve annelik sürecinde öğrendiklerimi hesabımdan dostlarımla buluşturuyorum. Aynı zamanda organik ve doğal yaşam bağımlısıyım. Bu yüzden şimdilerde her şeyin özünü yitirdiğini düşündüğüm için bazı şeyleri kendi ellerimle yapmayı ve tariflerini paylaşmayı kendime görev edendim. Bedenim ve ruhum el verdiği sürece paylaşmaya devam edeceğim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here