Bir Kitap, Bir Kahve ve Bir Kek:)

0
218

Fincanına kahveni koyarken kettle’ın tık sesi gelir kulağına. Kahve sevenler için duyulması tatlı bir sestir. Ama su kaynayınca hemen kahve fincanına koymamalısın suyu, önce birkaç dakika beklemelisin daha sonrasında kahvenin aromatik kokusunu içine çekmek için fincanınla buluşturmalısın:) Kahveyi yakmadan keyifli damak zevkini yaşamak için tatlı bir nokta;)

İçime çekmeyi sevdiğim sempatik kokulardandır kahve. Ama öyle şekerli veya sütlü değil(istisnai durumları saymıyorum;)), sade olmalı kahve dediğin. Önce soluduğun havayla sonra aldığın ilk yudumla bütünleşmelisin, dudaklarda kalan kahve aroması yaşanılası bir deneyim:)

Hani bazı birliktelikler vardır ya, birbirinden ayrı da olabilir aslında ama birlikteyken ‘işte bu!’ dediğin kombinler. Hepimizin hayatında işte bu dediğimiz ve defalarca tadını tecrübe ettiğimiz kahvelerimizle beraber yapmaktan keyif aldığımız kombinler. Bir düşün; fincanından kahve kokusu etrafa yayılırken elinde merakla her bir satırını okuyarak özümsemek istediğin roman var. Bir de kocaman pencerelerinin yanıbaşında gün ışığının içeri deli dolu dolduğu bir andasın, eğer şanslı günündeysen yağmur sesleri bulunduğun ana eşlik ediyor bile olabilir:)

Gözlerini birkaç saniyeliğine kapatıp pencerelere vuran yağmur sesi kulaklarındayken kahveni yudumluyorsun. Ruhunun ihtiyacı olan dinginliği her bir hücrende hissediyorsun. Sanırım kendini şımartmak için doğru bir kombin;)

Birkaç saniye anın keyfine vardıktan sonra gözgöze geldiğin kapak fotoğrafına tekrar göz atarsın, belki de sayfalarda yazılı olanların ne olduğunu önceden anlamaya çalışmak ister gibi. Çünkü bilirsin ki resimler ayrı bir his kelimeler ayrı bir his yaşatır sana, her ikisinden de farklı çıkarımların olur. Hayal dünyanın oluşumları işte o kapak resmiyle başlar.

Ve sıra gelir ilk satırlara. Bir kez daha yudumlarsın kahveni, ilk yudumuna göre biraz ılıktır sıcaklığı. Bir gözün kahvede bir gözün kitaptayken mutfaktan tekrar bir ses duyarsın. Bu sefer duyduğun çınnn sesidir, ardından gelen sıcak kek kokusu da bunu destekler:) Elindeki kitabı fazla vakit kaybetmeden kahve fincanının yanına bırakırsın ve işte o harika kokuyla buluşma anı:) Üzerlerine kakaolu sos ile yaptığın değişik şekilli muffin keklerin sıra sıra seni bekliyorlar:)

Kendini biraz daha şımartmak için kalpli pembe tabağına en gözde olan kekleri yerleştirirsin, tabi birde yanında küçük çikolatalar:) Hani tek tek de olabilir ama birlikteyken ayrı bir lezzet olan kombinlerin var ya, işte bahsedilen tam da bu olsa gerek;)

Kendine ayırdığın, kendinle başbaşa kaldığın her anı kaliteli zamana çevirebilirsin. Kendini mutlu et, kendini şımart, yapmaktan keyif aldığın her şeyi yap. Sen farkına varana kadar dudakların senden önce davranıp yüzünde kocaman bir gülümseme oluştururlar.

Eğer her şey tamamsa kaldığın yerden devam etmek için seni pencere önündeki köşene alabiliriz. Her bir yudum ve her bir ısırık ile satır aralarında kendi hayal dünyanda gezinmeye başlayabilirsin. Bazen keyifli vakit geçirmek, kendini dinlemek, kendine vakit ayırmak, kendini şımartmak, bulunduğun yer ve zamandan uzaklaşıp hayal dünyanı beslemek bu kadar basit olabiliyor. Bir kitap, bir kahve ve bir kek:)

Mutlulukla kalın:)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here