Haber Merkezimizin Acı Kaybı, Selami Keskiner

0
161

Bugün istihbarata bir kasvet hakim. Çünkü gerçekten çok değerli bir büyüğümüzü kaybettik, Selami Keskiner’i.

İnşallah Bir Daha Böyle Bir Haber Hazırlanmaz Merkezimizde

Buraya geleli 2 aydan biraz fazla oluyor, istihbaratın tamamına yakınıyla tanıştım. Ve gerçekten çok güzel dostluklar, abi-kardeşlikler edindim. Merkezin tamamına yakını çok eğlenceli, heyecanlı ve sıcak tiplerdir. Oturup saatlerce sohbet edebilirsin, gülebilirsin.

Selami Abi, köşesinde oturur, işine odaklanır, pek de konuşmazdı. Ama sorduğun hiçbir soruyu da cevapsız bırakmazdı. Hatta gazetecilere soru sormak pek de sevimli bir şey değildir. Çünkü onlar soru sormaya alışkın olduğundan cevaplamayı pek sevmezler. Politik davranmaya çalışırlar. Sadece işin aslını öğrenmek için bile sorsan, kendini yakmamak için iç yüzünü açıklamaz. Ama Selami Abi’ye sorduğum her soruda önce işin medyada görünenini anlatır, ardından da ben daha sormadan “bak aslında bunlar şunun için oluyor” diye anlatmaya devam ederdi.

Haber yazmakta kullanılan bazı sistemler vardır. Kanala gelir gelmez sistemi açtım. Selami Abi’nin haberini nasıl yazmışlar diye baktım. Sonra o anı düşündüm. Allah bilir ne kadar zordur karşında çalışan arkadaşının ölüm haberini yazmak. Normal bir haber yazarken şöyle yapıyoruz; KAM, çarpıcı olmalı ki izleyicinin dikkatini çeksin, burayı süsleyelim çünkü haberi satacak yer burası. Perfore kısa ve anlaşılır olmalı, geriye dönüp tekrar dinleme şansı yok, söylemek istediğini tek seferde vermelisin. Haberde kullanacağın görsel canlı olmalı, ekrana bağlamalı ve hafızada iz bırakmalı. İnsan arkadaşının ölümünü KAM’a nasıl yazar ki dikkat çeksin? Ya da perforeyi nasıl etkili yazacaksın ki akılda kalsın? Bir de bence en zor olanı, arkadaşının hangi fotoğrafını, hangi videosunu vereceksin ki izleyici ekranda kalsın?

Belki de merkezde Selami Abi’yi en az tanıyan benim. Ama şunu düşünüyorum, nasıl bir insan ki 2 aydır uzaktan tanıdığı birini bile ölüm haberiyle üzebiliyor? Bugün sürekli konuşuluyor; bir kalp ritmi rahatsızlığı varmış, bunun için de bir doktordan ayın 8’ine randevu almışlar. Randevuyu ayarlayan arkadaşı, eğer Selami Abi isterse randevuyu öne çekebileceğini söylemiş. Ama o, istememiş. Kimsenin hakkı geçmesin, diyormuş.

Haber merkezlerinde şeffaf bir oturma düzeni olur. Yani insanların odaları olmaz, büyük bir merkezde herkesin ayrı masası olur. Çünkü anında birbirine ulaşmaya ihtiyacın vardır. Örneğin bir haber düşer ve insanlar birbirine seslenir: “Ali, haberi yaz”, “Ayşe, montaja geç” gibi. Burada da aynı düzen hakim. Ama insanlar Selami Abi’den bahsederken diyor ki; “Bir şey söyleyeceği zaman masasında bağırmak yerine yanımıza gelirdi.”ya da “Bunca zamandır çalışıyoruz hep ‘hanım’, ‘bey’ diye hitap ederdi. Diyorum ya henüz 2 aydır tanıdığı birini bile bu kadar üzüyorsa bir insanın vefatı, Allah bilir uzun zamandır çalıştığı insanlara nasıl hissettiriyordur?

Selami Abi’nin benim yaşım kadar gazetecilik kariyeri var. Marmara İletişim çıkışlıymış. Kanal 7’de istihbarat şefliği, 24’te de editörlük yapmış. Bizde de 4 senedir haber editörlüğü yapıyormuş.

Bazen güvendiğim, “abi” dediğim muhabirlere birilerini sorarım. Bu nasıl biri, buraya nasıl gelmiş, bu zamana kadar ne yapmış, diye. Ve sorduğum abilerim de hep kefil olabileceğim adamlardır. İlk geldiğimde birine Selami abi’yi sormuştum. Söylediklerinin tamamını yazmayacağım ama Selami Abi’den bahsederken davasına bağlılığını, işine saygısını ve ilkeli çalışma tarzını samimiyetle vurgulamıştı. Muhtemelen şu sıralar, bu bahsettiğim insanlar Selami Abi’nin cenazesinde. Allah rahmet eylesin.

Burada, şeflerin masası merkezin en başında. Yani herkesin görebileceği bir yerde. Şimdi geçip giderken bakıyorum, orada bir boşluk var. Bir de bakıyorum, insanlar ondan bahsederken hep “-di”li geçmiş zamanla biten cümleler kuruyor. Belki de ölümün an acı ama en somut yanı bu. Yine senden bahsediliyor, yine adın geçiyor ama sen yoksun, bundan sonra hep geçmiş zamanda anılacaksın.

Ama belli ki Selami Abi’den hep hayırla bahsedilecek.

Allah rahmet eylesin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here